18 Temmuz 2014 Cuma

Geri döndüler

Liverpool, Roma ve Monaco. 3 farklı takım ve 3 farklı futbol ekolü. Bu takımların ismini bir arada gördüğünüzde kafanızda puzzle'ın parçalarını birleştirmek çokta zor olmasa gerek. Brendan Rodgers'la peri masalı tadında bir sezonu geride bırakan Liverpool, Serie A'da Rudi Garcia yönetiminde eski günlerine geri dönen Roma ve 2 sezonda ilk önce Ligue 1'e çıkan sonrasında ise çıkar çıkmaz Şampiyonlar Ligi biletini kapan köklü ve yıldızlarla dolu bir ekip olan Monaco. 3 takımında geçmişi sayısız başarılarla dolu ve Avrupa arenasında zamanında söz sahibi olmuş takımlar. Bu sezon tekrar hak ettikleri yerde yani Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecekler.


İlk olarak peri masalı tadında bir sezonu geride bırakan Liverpool'a göz atalım. Liverpool, ligde aradığı başarıları her ne kadar bulamasa bile Avrupa'da her zaman iddialı konumdadır. Fakat 2 sezon öncesi o kadar kötüydü ki onlara Avrupa bileti için gereken sıralama ya da herhangi bir kupa başarısı gösteremediler. Sonraki dönemde ise takım Brendan Rodgers'a emanet edilmiş ve Kuzey İrlandalı menajer 2012'de devraldığı koltuğun sonuna kadar hakkını vermiştir. Merseyside ekibiyle birlikte yıllar sonra ilk kez şampiyonluk yarışının içinde bulunma şansını bulmuştu. Her ne kadar sonu Manchester City'nin zaferiyle sonuçlansa da gelecek adına kazanılmış oldukça önemli başarılar vardır Şampiyonlar Ligi gibi. Bu sezon şampiyonluk yarışında takımı taşıyan Suarez'in Barcelona'ya gitmesi onlar için hoş bir durum değil tabi ki. Fakat Suarez'in saha dışı ve saha içindeki enteresan hareketlerini yeterince kontrol altında tutmak çok kolay değildi Liverpool yönetimi için. Bu da gitmesinde en önemli faktördü. Suarez kaybı elbette güç dengelerini bozacaktır ama Merseyside ekibi de takviyelerle o bölgeyi güçlendirmeye çalışıyor. Ellerinde mevcut Sturridge gibi bir hücum silahının yanına Rickie Lambert ve Benfica'dan Sırp Lazar Markovic'i transfer ettiler. Bu ikiliden bir Suarez performansı beklemek fazla iyimser olur. Ancak Rodgers gibi takımı beklenmedik bir başarıya imza attıran kişiye güvenmek gerekir diye düşünüyorum. Bunun yanında Southampton'dan geçen sezonun dikkat çeken ismi Adam Lallana'yı kadrosuna katan Liverpool, orta sahayı da Leverkusen'den Emre Can ile güçlendirdi. Tabi ki Liverpool deyince kaptan Gerrard'a değinmemek olmaz. Belki birçoğunuz da benim gibi kırmızı renkli formayı onun için sempatik bulup sevmişsinizdir. Şahsen Liverpool'u bana çekici kılan 1 numaralı etken Steven Gerrard. Bu sezon onları Şampiyonlar Ligi'ne tekrar izleyecek olmak inanılmaz heyecan verici.


Serie A'daki Juventus hegemonyasını bu sezon yıkmaya en çok yaklaşan takım Rudi Garcia'nın Roma'sıydı. Kökleri oldukça eskiye dayanan başkent ekibini simgeleşen futbolcusu ve belki de tıpkı Gerrard da olduğu gibi Roma'yı benim için çekici kılan Totti'ydi. İlerleyen yaşının getirisi olarak performansı düşmüş olsa bile
kaptan geminin dümeninde olmayı asla bırakmadı. Bunun yanı sıra hücumda takımı sırtlayan ve Roma adına sezonun oyuncusu takımın Fildişili yıldızı Gervinho'ydu. Mattia Destro ve Adem Ljajic'in üst düzey ofansif performansı da sezonun Roma adına pozitif yönlerindendi. Orta sahada oyunu iki yönlü oynayabilen Hollandalı Strootman'ın varlığı da takım adına oldukça önemliydi. Sakatlığından sonra o bölgede sıkıntılar yaşasa da sezonu başarıyla bitirmeyi başardı Garcia'nın ekibi. Nainggolan, Pjanic, De Rossi ve Benatia'da Roma adına sezonun kazanımlarındandı. Özellikle Benatia stoper becerisiyle birçok büyük kulübün merceği altında bulunuyor. Roma'nın başarısında her şeyden önce öne çıkan teknik adam Rudi Garcia. Lille'le Ligue 1 şampiyonluğuna uzanan Fransız teknik adam, hiç fikri olmadığı ve daha önce çalışmadığı İtalyan futboluna beklenen daha çabuk ayak uydurdu. Hiç kuşku yok ki ondan bu performansı bekleyenlerin sayısı çok fazla değildi. İlk olarak iç saha başarısını yakalama da ve gol yememe konusunda takıma alışkanlık kazandıran teknik adam başarının anahtarını bulmuştu. 102 puanlı Juve'nin arkasından ligi 2. sırada tamamlasalar bile Şampiyonlar Ligi biletini ceplerine koymuşlardı. Ashley Cole, Seydou Keita ve Urby Emanuelson gibi tanıdık isimleri kadrolarına kattılar. Buna ek olarak kiralık olan Nainggolan bonservisiyle takıma katılırken, Verona'da sezonun dikkat çeken isimlerinden Iturbe ve Fenerbahçe'nin genç yıldız adayı Salih Uçan'ı renklerine bağladılar. Salih'i iki sezonluğuna kiralayan Roma, memnun kalması durumunda 2 sezon sonunda 11 milyon euro karşılığında Salih'in bonservisini alabilecek. Roma gibi Avrupa'nın en üst seviyesinde futbol oynamaya alışmış bir ekol ülkenin başkent takımını tekrar Şampiyonlar Ligi'nde izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum.



2004 yılında Porto'yla Şampiyonlar Ligi finali oynadıktan sonra tüm yıldızlarını kaybeden ve önüne geçilemeyecek derecede hızlı bir düşüşe geçen Monaco, geçen sezon başında eski günlerini tekrar anımsadı. Bu Dünya Kupası'nın yıldızı James Rodriguez ve Joao Moutinho oldukça yüksek meblağlar karşılığında Porto'dan alındı. Bu iki yıldızın yanına Falcao gibi bir süper yıldızı da eklediler. Carvalho, Toulalan, Abidal ve Romero gibi isimlerle de takımı güçlendirdiler. Sezonun sonunda PSG'nin domine ettiği Ligue 1'i onların ardından 2. sırada tamamlayarak CL'de gelecek sezon için yerlerini ayırttılar. Monaco'nun diğer 2 takımdan ayrılan yönüyse sahip oldukları kaynaklar ve bunun sayesinde sahip oldukları bütçe. Bu nedenle bayrak adam diyebileceğimiz Gerrard ya da Totti gibi bir simgeleri yok. Onlar için bahsedebileceğimiz fazla teknik adam başarısı da yok diye düşünüyorum. Fakat bu sezon takımın başına geçen sene Sporting Lisbon'u Şampiyonlar Ligi başarısına kavuşturan Portekizli Leonardo Jardim'i getirdiler. Bu sezon ligde ve Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olmak için çok şanslı olduklarını söyleyebilirim. Tabi ki James Rodriguez ve Real Madrid söylentileri gerçeğe dönüşürse bu şansları ne derece sabit kalır bilemem. Falcao'nun geçtiğimiz sezon yaşadığı sakatlığı Bulgar yıldız Berbatov'la kapatan Monaco, Berbatov'la 1 sezon daha devam edeceğini açıkladı. Bunun yanında Toulouse'un Tunuslu savunmacısı Abdennour'u renklerine kattılar. Bu sezon şu ana kadar çok hareketli olduklarını söylemek mümkün değil. Kadroya bakınca çok hareketli olmaları da gerekmiyor bence. Savunmaya birkaç takviye daha yapılabilir sanki. Monaco gibi eski devlerden birisi daha dirildi ve bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde onları izleme keyfini bize yaşatacaklar.

3 takımında Şampiyonlar Ligi'ne dönüş yapması çok hoş. Özellikle benim gibi futboldan duygusal bir şeyler arayanlar için bu takımlar oldukça fazla anlam ifade ediyordur. Hep beraber güzel bir sezonun tadını çıkarmaya bakalım. Bu arada meraklılar için 24 Temmuz'da Liverpool ve Roma hazırlık maçında karşılaşacaklar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder